
Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) çok yetenekli bir hırsızdır. Uzmanlık alanı, zihnin en savunmasız olduğu rüya görme anında, bilinçaltının derinliklerindeki değerli sırları çekip çıkarmak ve onları çalmaktır. Cobb’un bu ender mahareti, onu kurumsal casusluğun tehlikeli yeni dünyasında aranan bir oyuncu yapmıştır. Ancak, aynı zamanda bu durum onu uluslararası bir kaçak yapmış ve sevdiği herşeye malolmuştur. Cobb’a içinde bulunduğu durumdan kurtulmasını sağlayacak bir fırsat sunulur. Ona hayatını geri verebilecek son bir iş; tabi eğer imkansız “başlangıç”ı tamamlayabilirse. Mükemmel soygun yerine, Cobb ve takımındaki profesyoneller bu sefer tam tersini yapmak zorundadır; görevleri bir fikri çalmak değil onu yerleştirmektir. Eğer başarırlarsa, mükemmel suç bu olacaktır. Ama ne dikkatle yapılan planlamalar, ne de uzmanlıkları, onları, her hareketlerini önceden tahmin ettiği anlaşılan tehlikeli düşmanlarına karşı hazırlıklı kılabilir. Bu, gelişini sadece Cobb’un görebildiği bir düşmandır.

MGM’in son zamanlarda yaşadığı mali kriz süper polis Robocop’u da etkiledi. 80’lerin bilim kurgu tarzına yeni bir soluk katan Paul Verhoeven’ın Robocop’u MGM tarafından yeniden çekilecekti, ancak şirketin yaşadığı mali krizden dolayı çekimlerin iptal edildiği açıklandı.
Filmin yönetmen koltuğunda oturması beklenen Darren Aronofsky filmin çekilmemesi için MGM şirketini suçladı, ancak şirket içinden bir yetkili şöyle bir açıklama yaptı; “Bitti. Kaput. İptal. İlk kaybımız bu oldu. Aronofsky zaten ilgisini filme karşı kaybetmişti. Sanırım elimizdeki üç filmle mutlu olmaya devam edeceğiz.”
MGM şirketinin James Bond serisinden sonra Robocop serisinede son vermesi, şirketin kapanmaya doğru gittiğinin işaretleri. Sanırım bu durumda MGM’e bağlı olan birçok filmin hayranları üzülmeye devam edecek.

Babasıyla vakit geçirmeye bayılan dokuz yaşındaki bir kız. Veda bile etmeden babası tarafından bir yetimhaneye bırakılan bir kız. Babasının geri döneceğine inanan Jin-hee yeni ortamını ilk başta reddeder, ancak zamanla yalnızlığından sıyrılır ve uyum sağlar. Yetimhaneyi ziyaret eden batılı çiftler tarafından evlat edinilmeyi beklemektedir artık.

Yıldız oyuncuların bir araya geldiği, üç kadının kesişen hayatlarını konu alan film, kadınlık ve annelik kavramlarını mercek altına alıyor. Üç ünlü Meksikalı yönetmenin, yürütücü yapımcılığını üstlendiği Anneler ve Kızları üç kadını izliyor: Ellili yaşlarındaki Karen , otuz beş yıl önce evlâtlık verdiği kızı Elizabeth ve bir çocuk evlât edinmek isteyen yirmi yaşındaki Lucy .

Edgecomb, hikayesini anlatırken bir huzur evinde yaşamaktadır ve hapishanedeki görevinin üzerinden yıllar geçmiştir. Edgecomb’ un hapishanedeki görevi, hücrelerinden alınan idam mahkümlarını, elektrikli sandalyenin bulunduğu ölüm odasına kadar olan bir millik yeşil yoldan götürmektir. Edgecomb yıllar boyunca bu yoldan sayısız idam mahkümu nakleder. Ama hiçbirisi onu John Coffey kadar etkilemez. Oldukça iri yarı biri olan Coffey, iki küçük kızı öldürmek suçundan idama mahküm olmuştur. Ürkütücü görünümünün aksine oldukça duygulu ve karmaşık bir iç dünyası olan Coffey, bazı doğa üstü güçlere sahiptir. Edgecomb’ un ona gerçekten suçlu olup olmadığını sormasıyla aralarında diyolog başlar. Edgecomb, artık hiç beklenmedik yerlerde mucizelerin olabileceğine inanmaktadır.